Burak YILMAZ http://burakyilmaz.net Burak YILMAZ | Design Portfolio Mon, 21 Mar 2016 07:57:16 +0000 tr-TR hourly 1 http://wordpress.org/?v=4.3.11 3Dconnexion SpaceNavigator 3D Mouse http://burakyilmaz.net/spacenavigator/ http://burakyilmaz.net/spacenavigator/#comments Sun, 31 Aug 2014 08:54:26 +0000 http://burakyilmaz.net/?p=7552
]]>
http://burakyilmaz.net/spacenavigator/feed/ 0
Rhinoceros Eğitim Videoları 01 Edit Menüsü Bölüm 1 http://burakyilmaz.net/rev01emb1/ http://burakyilmaz.net/rev01emb1/#comments Tue, 19 Aug 2014 11:37:39 +0000 http://burakyilmaz.net/?p=7465
]]>
http://burakyilmaz.net/rev01emb1/feed/ 0
Golf Topunun Aerodinamik Özelliklerinden Faydalanan Consept Araç; Hexa http://burakyilmaz.net/hexa/ http://burakyilmaz.net/hexa/#comments Thu, 26 Jun 2014 21:18:30 +0000 http://burakyilmaz.net/new2/?p=7225

Golf topunun yüzeyi neden pürüzlüdür diye bir yazı hazırlamış ve orada yüzey üzerinde ki bu çukurların aerodinamik açıdan ne ifade ettiğini anlatmıştım. İşte bu fiziksel avantajın bir araç tasarımı üzerinde uygulandığı konsept araç; Hexa.

  Dimitri Bez tarafından tasarlanan bu araçta tek hedef aeorodinamik kaygılar değil. Araç güneş enerjisi ile çalışan bir araç ve ve golf topu yüzeyi formundaki her bir hücre aynı zamanda güneş enerjisinin soğurulması için optik bir kazanç sağlıyor. Yani araçta, golf topu yüzeyinin optik nitekikleri ile aerodinamik kalitesini bir araya getirmesi hedeflenmiş.

 1

“Hexa, yüzeyinde bir golf topu tasarımının ve eşsiz malzemesinin aerodinamik kalitesi ile inanılmaz bir aerodinamik çözüm üretiyor.

Golf topu yüzeyinin sağladığı, aerodinemik avantajlardan bahsettim zaten, araca bu özelliğin ne getirdiği üzerinde çok ta konuşmaya gerek yok bu yüzden. Diğer avantajlarıda kısaca şu şekilde özetleyebiliriz;

– Yüzeyin sağladığı optik iyiliştermeden sağlanan avantaj ile araç bulutlu havalarda dahi enerji üretmeye devam edebiliyor,

– Ayrıca bu yüzey ısı yalıtımı konusunda da araca ciddi bir kazanç sağlamış durumda

]]>
http://burakyilmaz.net/hexa/feed/ 0
Otomobil Aerodinamiği http://burakyilmaz.net/otomobil-aerodinamigi/ http://burakyilmaz.net/otomobil-aerodinamigi/#comments Thu, 26 Jun 2014 21:09:54 +0000 http://burakyilmaz.net/new2/?p=7216

  Otomobiliniz ile saatte 100 km yaparken dümdüz bir duvara çarptığınızı hayal edin. Bütün metal parçaların ezildiğini camların paramparça olduğunu… Güvenlik sistemlerimiz her geçen gün gelişiyor ancak buna rağmen arabalar hala böyle bir çarpışma için tasarlanmıyor.

 Ancak başka bir duvar var ki, çok uzun süredir arabalar onunla mücadele etmek üzere tasarlanıyor; hava. Birçoğumuz havayı bir “duvar” olarak görmez. Özellikle düşük hızlarda ve rüzgarsız havalarda, hissedilen hava direnci çok düşüktür. Yüksek hızlara çıkıldığında ise otomobile etkiyen hava direnci (sürükleme kuvveti) ciddi bir mertebeye ulaşır

 Bu noktada devreye aerodinamik bilimi girer. Aerodinamik, hava içerisinde hareket eden cisimlere etkiyen kuvvetler ve bu kuvvetler neticesinde cismin hareketini inceleyen bilimdir. Otomobiller yıllardır aerodinamik etkiler gözönüne alınarak tasarlanmakta ve otomobilin başetmek zorunda olduğu hava duvarının daha rahat delebilmesinin yolları aranmaktadır.

Resimde gördüğünüz araç; Hexa Concept, golf topu tasarımlı tavanı ile aerodinamik kaygılı consept araçlar arasında inanılmazı başarıyor. Hexa ile ilgili yazım.

Aerodinamiğin otomobillere uygulanmasına geçmeden önce birkaç temel meseleyi hatırlayalım. Bir cisim hava içerisinde hareket ettiğinde bir miktar havanın yerini değiştirir. Hava içerisinde (veya herhangibir akışkan içerisinde) hareket eden bir cisim sürükleme (drag) kuvvetine maruz kalır. Sürükleme kuvveti cismin hızı arttıkça artar. Bir cismin hareketini Newton yasaları ışığında inceleriz. Bu durumda; kütle, sürat, ağırlık, dış kıvvetler ve ivmeyi göz önüne almamız gerek. Sürükleme, cismin ivmesi üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bir cismin ivmesi, cisim üzerine etkiyen net kuvvetin cismin kütlesine bölümü ile bulunabilir.

a = (T – D)/m

Buradaki T otomobilin tekerlekler vasıtası ile ürettiği çekiş kuvvetini (thrust), D ise otomobile etkiyen sürükleme kuvvetini ifade etmektedir. Araç hızlandıkça ivmesi ve hızı artarken, maruz kaldığı sürükleme kuvveti de artar. Aracın üretebileceği maksimum itki kuvveti sabit olduğundan bir noktada sürükleme kuvveti ile çekiş kuvveti eşit olur ve araç daha fazla hızlanamaz. Peki bu bilgiyi araç tasarımında nasıl kullanabiliriz? Bu noktada “sürükleme katsayısı” adı verilen birimsiz büyüklükten söz etmek yararlı olacak. Sürükleme katsayısı, bir cismin bir ortamda (herhangi bir akışkan içerisinde) ne kadar rahat hareket edebildiğini belirtmekte kullanılmaktadır, ve sürükleme katsayısı (Drag coefficient, Cd)aşağıdaki şekilde formüle edilir;

cd

Eski bir Volvo 960 sedan aracın sürükleme katsayısı 0.36 değerleri civarındadır. Yeni Volvo’lar ise daha yuvarlak hatlı tasarımları sayesinde, örneğin Volvo S80 sedan için 0.28 gibi değere sahiptir. Burada gördüğümüz şey, kutu gibi tasarımlar yerine daha yuvarlak hatlı ve hava akışını daha az bozan narin tasarımlar ile daha düşük sürükleme katsayısı değlerine ulaşılabilmektedir. Günümüzde çoğu araç 0.30 civarında bir sürükleme katsayısı değerine sahiptir. Bir aracın sürükleme katsayısını 0.01 azaltmak, her bir litre yakıt ile 90 metre daha fazla yol alabilmek anlamına gelmektedir (ortalama değerler).

Tarihi Gelişim

Çok eskiden beri uzmanlar aerodinamik şekiller üzerine kafa yoruyorlardıysa da, bu prensiplerin otomobillere uyarlanması biraz zaman aldı. İlk üretilen otomobillerde aerodinamik tasarımlara yer verilmiyordu. Zaten buna gerek de yoktu çünkü araçlar günümüzdekilerle kıyaslanmayacak derecede yavaştı. Yavaş yavaş, 1900’lerdeki yarış otomobil tasarımları aerodinamik kaygılar taşımaya başladı. 1921 yılında Alman mucit Edmund Rumpler, “Rumpler-Tropfenauto” adını verdiği otomobili tasarladı. Bu araç doğada bilinen en aerodinamik şekil olan su damlasından ilham alınarak tasarlanmıştı ve 0.27 gibi gerçekten iyi bir sürükleme katsayısına sahiptir. Araçtan sadece 100 adet üretilmişti. Amerika kıtasında ise ilk ciddi gelişim 1930 senesinde “Chrysler Airflow” ile geldi. Aracın tasarımında kuşlardan esinlenilmişti. Ancak alışılmadık görünüşü yüzünden fazla tutulmadı. Aerodinamik açıdan başarısı ise zamanının çok ötesindeydi. Bugün gelinen son nokta ise şu şekilde; en.wikipedia.org/wiki/Automobile_drag_coefficient Kaynak: http://evoxblog.wordpress.com/2010/06/16/otomobil-aerodinamigi-1-surukleme/#more-115

]]>
http://burakyilmaz.net/otomobil-aerodinamigi/feed/ 0
Microsoft Arc Mouse Orta Teker Tıklamama Sorunu http://burakyilmaz.net/arcmouse/ http://burakyilmaz.net/arcmouse/#comments Thu, 26 Jun 2014 17:01:08 +0000 http://burakyilmaz.net/new2/?p=7183

Microsoft Arc Mouse Scroll Wheel Clicking Problem

 Arc mouse; kullanımı çok keyifli, ele oturan, kablosuz olmasından dolayı da çalışırken bana büyük rahatlık sağlayan ayrıca yanımda taşımaktan hoşlandığım şık bir mouse. Her şey iyi güzel ama kronik bir sorunu var o da orta teker tuşu (scroll whell, kaydırma tekeri her ne diyosanız artık) bir müddet sonra düzgün basmamaya başlıyor.

 Sorunun başladığı ilk zamanlarda tuşa daha sert basma ihtiyacı duydum, bir zaman sonra artık sert basmakta kafi gelmemeye başladı. Garantiye gönder, bekle gelsin sürecini göze alamadığım için açtım farenin içini. İyili açışım çünkü garantiye gitse muhtemelen orta teker değiştirilip geri gönderilecekti ve eninde sonunda aynı sorun tekrar oluşacaktı. Çünkü sorun orta tekerin tuşa basan taraftaki milinde aşınama olmasından kaynaklanıyor.

 Zamanla aşınmış olan çubuk artık tuşa basamaz hale geliyor. Farklı çözümler üretilebilir. Benim ürettiğim ilk çözüm bu değildi. İlk başta tekerin kenarını kağıt bant ile genişletip tuşa basan kısmı aşınmayan tarafa çektim bir süre sonra orada aşınmaya başlayınca bu sefer bu çözümü ürettim.

 Çözüm basit, orta tuş görevini üstlenen siyah parçanın üzerine tuşa basabilecek küçük ebatlarda bir plastik kesip japon yapıştırıcısı ile tek bir uctan ankastre yapıştırıp teker milinin bu plastik üzerinden basmasını sağlayın. Ancak yapıştırdığınız plastik tuş üzerinde yükselmeye sebep olacağından, mouseun montajını yaptığınızda tuşun sıkıştığını, zor döndüğünü göreceksiniz, bunuda düzeltmek için üst kapak görevi gören tuşları ihtiva eden plastiğin altında orta teker milinin yaslandığı yuvayı biraz genişletmeniz gerekecek. Bunu havya ile yada bir bıçağın ucunu ısıtıp yapabilirsiniz. O kısmın resmini çekmeyi unuttum, tekrar mouseun içini açma zahmetinede katlanmak istemedim, anlatmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.

Mouseun içini açmak için iki tip tornavida lazım.(Yıldız tornavidanız sivri uçlu değilse öndeki küçük vidaları açmak için üçüncü bir saatçi tornavida gerekebilir, olmadı meyve bıçağı da iş görür :D)

Ön kısımdaki vidalar kaydırma pedlerinin altında saklı. Bir cımbız yada bıcak ile kaldırabilirsiniz. Özenle kaldırır da çift taraflı banda zarar vermez ve bandı kirletmezseniz tekrar yapıştırırken zahmet çekmez çıkardığınız gibi geri yapıştırabilirsiniz. Benim artık fareyi kırkıncı açışım olduğu için eski özeni göstermiyorum, o an ne bulursam onunla yapıştırıyorum, silikon, japon yapıştırıcı… (Resimde görüldüğü gibi sol tarafı japonla yapıştırmıştım daha önceki sefer. Bir daha açmak zorunda kalmam diye düşünmüştüm ama emin olun açmak zorunda kalıyorsunuz, resimdeki gibi bir manzarayla karşılaşmamak için düzgün bir şeyle yapıştırın derim, sonra japon yapıştırının camsı hale gelen artıklarını kazımak zorunda kalmayın benim gibi :D.)

Arka kısımdaki vidalar ise pil yatağındaki etiketin hemen altında. Etiketi tamamen sökmenize gerek yok, bir cımbız yardımıyla özenli bir şekilde kaldırıp vidaları sökmeniz kafî.

Farenin içini açınca karşılaşağınız manzara bu.

Farenin tamir edilmemiş halinin resimlerini internetten aldığım için resimde görünmüyor ama farnin içi ve siyah tuş plastik tozuna bulanmış bir şekilde karşılayacak sizi :D. Tuş aşındıkça toz haline gelmişti, siyah tuş resmen beyaza dönmüştü.Silmeye üşenmeyin zira japonun yapıştıracağımız plastiği iyi tutması açısından önemli.
Tekerin makro resminde dikkatinizi çekmiştir, mil kademeli olarak açınmış durumda. Bunun sebebi benim daha önce tekeri kaydırmış olmam. Resimde görünen sarı renkli kağıt bant tekerin kaymasını engellemek içindi, sonuç; bir ay sonra tekrar aynı problem ile hüsra yaşamak oldu. Sizin teker muhtemelen sadece uç kısımdan aşınmış olacak.

Resimde görüldüğü gibi, siyah tuşun ebatlarında, mümkün olduğunca ince bir plastik kesip sol uç kısmından japon yapıştırıcı ile yapıştırın.

On on beş saniyede kurur ve tutar zaten. Topu yerine yerleştirmeden bir deneyin sağlam tuturmuşmu diye sonra, tekeri yerine yerleştirin.

Son manzara bu. Sarı bandı çıkarmadım, çünkü tekerin sağa sola kaymamasından fayda var. Sizde o şekilde bir bant yada başka bir çözümle tekeri sabitleyip sağa sola kaymasını engelleyin. Yukarıdan bakınca dikkatinizi çekmiştir, orta kısım ilk aşınan kısım, ardından hep uç kısmın basmasını sağladığım için ikinci aşınan kısım uç kısım oldu. Uç kısımda aşınma daha fazla çünkü artık hep o kısım üzerinde dönüyor teker.

Bu işlemlerden sonra 3 aydır sorunsuz kullanıyorum mouseu. O zamandan bu yana ilk defa resimlerini çekmek için açtım, içeride durum gayet iyi daha fazla aşınmada yok, bir kaç sene gider diye düşünüyorum :D

]]>
http://burakyilmaz.net/arcmouse/feed/ 0
Harddiskinizi Kendiniz Tamir Edin http://burakyilmaz.net/harddiskinizi-kendiniz-tamir-edin/ http://burakyilmaz.net/harddiskinizi-kendiniz-tamir-edin/#comments Fri, 20 Jun 2014 09:46:23 +0000 http://burakyilmaz.net/new2/?p=7069

 Harddiskler bir çok farklı sebepten ötürü bozulabiliyor. Kronik sorunların başında yüksek ısı yada bad sector dediğimiz fiziksel sorunlar geliyor. Bunların dışında bir sorun daha var ki onunla muhattap olma ihtimaliniz ne kadar düşük olsada başınıza geldiğinde çok dert etmemeniz gereken bir sorun; elektriksel arızalar… Harddisk motorunuzun yanmasını buna dahil etmiyorum zira motor yandıysa süreç sıkıntılı bir hal alabilir. Eğer ki sorun harddisk üzerinde bir çipin yanmasından kaynaklanıyorsa verilerinizi kurtarmanın (hatta harddiskinizi kullanılabilir halde kurtarmanızın) epey yolu var.

 Harddisklerden veri kurtarmak için tonlarca para iste
yen bir çok firma var ve her geçen gün de türemeye devam ediyorlar. Telefuz edilen rakamlar ise çoğu zaman astronomik. 70$-80$ bile etmeyecek Seagate marka harddiskimdeki resimleri kurtarmak için talep ettikleri rakam 600$ :D

 Eğer harddiskinizdeki problemin harddiskin bordundan kaynaklandığına eminseniz ve bu bordu yada yanan çipi değiştirme şansınız varsa gidip 600$ı kimseye bayılmayın derim. Yapabileceğiniz iki şey var; birincisi, eğer bulabiliyorsanız harddiskin aynısından satın alıp sağlam harddiskin bordunu veri kurtarmak istediğiniz harddiske takmak ( bu yöntem size bir harddisk fiyatına mal olur yaklaşık 100$-150$ civarı. İkinci yöntem ile ise benim yaptığım gibi bu işi 20$-30$a bitirmeniz mümkün. Alibaba.com üzerinden satış yapan bir çok ÇİN firması var ve bunlardan istediğiniz çipi temin edebiliyorsunuz.

 Ben eski masaüstü bilgisayalrımdaki harddiskleri laptoba bağlamak için USB IDE to SATA CABLE kullanıyorum (son resimde görebilirsiniz) malum bu 3.5″ disklerin birde power sorunu var onun içinde bir adaptör kullanmak durumundasınız. Power kablosunu dalgınlığıma denk geldiği için ters bağladım ve sonuç harddiskten koku ile beraber gelen duman oldu :) ve harddiskin üzerindeki Winbond marka bir çip yandı. Hemen bir googlelama faliyeti sonucu çipin ne işe yaradığını ve çipin pdf dökümanını firmanın sitesinden buldum (pdf dosyasını buradan inceleyebilirsiniz) tabi hemen ardındanda alibaba.com hızlı bir giriş yaptım.

 http://www.alibaba.com/product-gs/610644393/_WINBOND_IC_W29F102Q_50.html Bu adreste bulduğum çipin siparişini verdim kargosu falan taplamda 24$ tuttu. ardından aşağıda resimlerde görüldüğü gibi çipi değiştirdim ve lehimi ıvırı zıvırı sayarsak 25$a dosyalarımı da harddiski de kurtardım. Darısı başınıza :D

Harddiskin bordu ve yanan çip; Winbond W29F102Q-50

Kokuyu duyar duymaz power kablosunu çektim ama nafile, harddiski ters çevirdiğimde 29F yazısının üzerinde dumanlar tütüyordu :D


Öncelikle harddiskin bordunu sökün, bord ile diski ayırmakta fayda var (hem önlem mahiyetli hem çalışma kolaylığı açısından). Ardından havya ve lehim tutucu tel ile çipin ayakalrını sökün (ayarlı havya yok diye dert etmeyin 10 TLlik 30W bir havya iş görüyor :D )

Eski çip, yeni çip | Oldum olası bu çiplere acaip sempatim var, küçücük zımpırtılar neler yapıyor…

Baya temiz iş çıkardım ha, robot bu kadar temiz lehim yapamazdı :D

Harddiskin gövdesine bordu dzügün bir şekilde yeninden monte ettikten sonra sıra test etmeye geliyor…

 

USB IDE to SATA CABLE her derde deva, 15$a heryerde bulunabilecek bir kablo, muhakkak almanızda fayda var. Harddiski kablo ile laptoba bağladık ve heyecan doruktaaa :D

Sonuç pozitif, hadi geçmiş olsun… 

]]>
http://burakyilmaz.net/harddiskinizi-kendiniz-tamir-edin/feed/ 0